Hoşgeldiniz

Bir güneş gibi doğan,tohumların çıkacağı toprağı ısıtan yıldızlaşmış yumruklar zorun yolcuları merhaba...
 
AnasayfaPortalSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gültepe Direnişi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 02/02/08

MesajKonu: Gültepe Direnişi   Salı Şub. 12, 2008 6:45 am

Bu çatışma ilk değildi. Tarihimiz bu çatışmalarla doluydu. Kızıldere, 12 Temmuz, Çiftehavuzlar, Bağcılar, Sibel ve Adalet saatlerce çatışarak destan yazarak şehit düşmüşlerdi. Onlar da tarihlerine, yaptıkları eyleme, direnişe yaraşır bir şekilde çatışacaklar, asla teslim olmayacaklardı.


Ölüm Orucu Direnişinin 57. günüydü... Tarih 15 Temmuz 1996... Ölüm Orucu görüntülerini televizyonda izlediklerinde yerlerinde duramadılar. Yoldaşları gün gün erimişlerdi. Sabırsızdılar, kararlıydılar, yoldaşlarını öldürtmeyeceklerdi. Öyle bir eylem yapmalıydılar ki, Ölüm Orucu direnişine yaraşır olsun. Meydanlarda coplanan, evlatlarının direnişinin yanında olan tutsak aileleri için... Hücre hücre eriyecek bedenlerini açlığın koynuna yatıran bedenler için...

Tarih 15 Temmuz 1996. Artık eylem yapacakları hedefler belirlenmişti. Şanslıydılar, bir değil on bir düşman hedefini vuracaklardı. Bunlardan birisi Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Gültepe Polis Karakoluydu. Geceydi, ardı ardına vuruldu düşman hedefleri. Sadece üç dakika sürdü.

Bölgeden uzaklaştılar. Bir ilişkilerinin evine gittiler. Önceden ev sahibi geleceklerini biliyordu.

İçeri girdiler. Hanım Teyze karşıladı. Elleri bulaşıkta olduğu için biraz geç kalmıştı. Yusuf amca bir köşede uyukluyordu, yıllardır sakattı. Evin iki de oğlu vardı. Ellerini yüzlerini yıkayıp Hanım Teyze'den izin aldıktan sonra yan odaya geçtiler. Kısaca eylem değerlendirmesi yapacaklardı.

Kuşatıldılar. Polis rastgele evlere giriyordu. Savaşçıların nerede olduklarını bilmiyorlardı. Hasan, Gülizar, Emine, Ali mevzilendiler. Ama önce ev halkının güvenliğini aldılar. Bu gelenek devrimci hareketin çıkışından beri devam ediyordu.

Halka zarar vermemek en temel ilkeleriydi. Sayısız eylemler, cezalandırmalar yapılmış, direnişler yaşanmış, önce halkın can güvenliği sağlanmıştı.

Yusuf Amca'yı banyoya aldılar. Güvenlikteydi. Hanım Teyze ve çocuklarını evin arkasından bahçeye indirdiler. Polise ateş etmemesini, evde zarar görmesini istemedikleri insanlar olduğunu ve onları evden çıkaracaklarını söylediler. Ama düşman kalleşti. Hanım teyze pencereden inerken ateş edip yaraladılar. Hastaneye kaldırıldı. Katliamın tanığı olduğu için tedavi gördüğü hastanede polis camdan atarak katletti.

Tarih 24 Temmuz'du... Çatışma başlamıştı. Sakindiler. Ölüm Orucu'na yaraşır bir eylem yapmışlardı. Asıl görevleri şimdi başlıyordu. Teslim olmayacaklardı. Devrimci Hareket'in tarihinde teslim olmak, silahları bırakmak yoktu. Onlar da çatışarak, direniş geleneğini devam ettirerek şehit düşeceklerdi. Hasan Hüseyin Onat, Gülizar Şimşek, Emine Tuncal, Ali Ertürk vatanlarını ve halklarını ölesiye seviyorlardı. Bunun için teslim olmuyor, bunun için destan yazarak ölümsüzleşiyorlardı.


Direniş içeride ve dışarıda aynıydı. Tutsaklar, halk için bedenlerini açlığa yatırmışlar, dışarıda yoldaşları halk için şehit düşmüşlerdi. Gültepe direnişi, 12 şehitle kazanılan Ölüm Orucu Zaferinin bir parçasıydı. Gültepe Direnişi çatışma ve teslim olmama çizgimize eklenen bir halkaydı.



"...KORKAKLAR"

"...HADİ GELİN"

"...GELİN DE ALIN"

"...DEVRİMCİLER ÖLÜR AMA TESLİM OLMAZ"

"...BU VATAN SİZİN DEĞİL"

"...GELİN DE ALIN"

"GELİN SIKIYSA TESLİM ALIN"

"SİZ BİZİM TESLİM OLDUĞUMUZU NEREDE GÖRDÜNÜZ."

"HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUZ"

"HALKIMIZI ÇOK SEVİYORUZ"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dincer.forumd.biz
 
Gültepe Direnişi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hoşgeldiniz :: Devrim :: Türkiye Devrim Tarihi-
Buraya geçin: